"lived" in Turkish
Definition
'Lived', 'yaşamak' fiilinin geçmiş zaman hâli; geçmişte bir yerde oturmuş ya da yaşamış olmayı ifade eder.
Usage Notes (Turkish)
Sadece geçmiş zaman için kullanılır. 'lived in' (bir yerde yaşadı), 'lived through' (bir şeyi yaşadı/atlattı) gibi kalıplarda geçer. 'alive' (hayatta) ile karıştırmayın.
Examples
She lived in France for two years.
O, iki yıl boyunca Fransa'da **yaşadı**.
My grandfather lived a long and happy life.
Dedem uzun ve mutlu bir hayat **yaşadı**.
We lived next to the library when I was a child.
Çocukken kütüphanenin yanında **yaşadık**.
I can't believe you lived through that storm!
O fırtınadan **sağ çıktığına** inanamıyorum!
They've lived in five different countries so far.
Şu ana kadar beş farklı ülkede **yaşamışlar**.
It really feels like we've lived a thousand lives together.
Gerçekten birlikte bin hayat **yaşamış** gibi hissediyorum.