"limp" in Turkish
Definition
Bir kişinin veya hayvanın bacağı ağrılı ya da yaralı olduğu için düzgün yürüyememesi. Ayrıca, bir şeyin güçsüz veya cansız olması anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Fiil olarak yaralanma sonucu aksayarak yürümeyi belirtir. Sıfat olarak güçsüz veya cansız bir şeyi ifade eder ('limp handshake' zayıf bir tokalaşma demek). 'limb' (vücut uzvu) ile karıştırılmamalı.
Examples
He started to limp after twisting his ankle.
Bileğini burktuktan sonra **topallamaya** başladı.
She has a slight limp when she walks.
Yürürken hafif bir **topallaması** var.
The injured dog began to limp across the yard.
Yaralı köpek bahçede **topallamaya** başladı.
After that long hike, my legs felt so tired I could barely limp home.
O uzun yürüyüşten sonra bacaklarım o kadar yoruldu ki zar zor eve **topallayarak** döndüm.
His handshake was so limp, it felt like holding a wet noodle.
Onun tokalaşması o kadar **cansızdı** ki, sanki ıslak makarna tutuyorum sandım.
The flag hung limp in the windless air.
Bayrak rüzgarsız havada **cansızca** sarkıyordu.