"limousine" in Turkish
Definition
Limuzin, genellikle şoförlü olarak kullanılan, büyük ve pahalı bir otomobildir; düğün veya parti gibi özel etkinliklerde kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Limuzin' sadece uzun, lüks ve genellikle şoförlü araçlar için kullanılır; sıradan lüks araçlardan farklıdır. Resmî ve görkemli etkinliklerle ilişkilendirilir. Kısaltması 'limo' olarak da bilinir.
Examples
The bride arrived at the church in a white limousine.
Gelin, beyaz bir **limuzin** ile kiliseye geldi.
We saw a long black limousine parked outside the hotel.
Otelde dışarıda uzun siyah bir **limuzin** gördük.
They rented a limousine for their anniversary party.
Yıldönümü partileri için bir **limuzin** kiraladılar.
After the concert, the singer waved from the window of her limousine.
Konsertten sonra şarkıcı, **limuzin**inin penceresinden el salladı.
Taking a limousine made them feel like celebrities for a day.
**Limuzin** ile yolculuk yapmak, onlara bir günlüğüne ünlüymüş gibi hissettirdi.
You know it’s a big event when a limousine pulls up outside.
Dışarıya bir **limuzin** geldiğinde önemli bir etkinlik olduğunu anlarsınız.