"lift" in Turkish
Definition
Bir şeyi yukarı kaldırmak veya daha yüksek bir konuma taşımak. Ayrıca, binalarda insanları yukarı aşağı taşıyan makine (asansör) ya da birine arabayla yolculuk yaptırmak anlamına gelir.
Usage Notes (Turkish)
'kaldırmak' fiili 'kutu kaldırmak', 'başını kaldırmak', 'ağırlık kaldırmak' kullanımlarında geçer. İngiliz İngilizcesinde 'lift' 'asansör' demektir; ABD'de ise genelde 'elevator' kullanılır. 'Give me a lift' ifadesi araçla bırakmak demektir.
Examples
Can you lift this bag for me?
Bu çantayı benim için **kaldırabilir** misin?
We took the lift to the tenth floor.
Onuncu kata **asansör**le çıktık.
She gave me a lift home after school.
Okuldan sonra beni eve **arabayla bıraktı**.
I’ve been lifting weights at the gym three times a week.
Haftada üç kez spor salonunda **ağırlık kaldırıyorum**.
Could you lift your eyes from your phone for one second?
Bir saniyeliğine telefonundan **gözünü kaldırabilir** misin?
If you miss the last bus, I can lift you back to your hotel.
Son otobüsü kaçırırsan seni otele **arabayla bırakabilirim**.