Herhangi bir kelime yazın!

"lifesaver" in Turkish

hayat kurtarıcıcankurtaran

Definition

Birini tehlikeden veya zor durumdan kurtaran kişi ya da şey; ayrıca zor zamanlarda çok yardımcı olan şeyler için de kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

'Sen bir hayat kurtarıcısın!' veya 'Bu uygulama tam bir hayat kurtarıcı.' Sadece ciddi yardım ya da destek anlamında kullanılır, önemsiz şeylere değil.

Examples

Thanks for bringing me water—you’re a lifesaver!

Bana su getirdiğin için teşekkürler—tam bir **hayat kurtarıcısın**!

The nurse was a lifesaver during the emergency.

Acil durumda hemşire tam bir **hayat kurtarıcı**ydı.

This map is a real lifesaver when I get lost.

Kaybolunca bu harita tam bir **hayat kurtarıcı**.

You fixed my laptop just in time—total lifesaver.

Dizüstü bilgisayarımı tam zamanında tamir ettin—tam bir **hayat kurtarıcı** oldun.

Stuck in the rain without an umbrella? This poncho is a lifesaver.

Şemsiyesiz yağmura yakalandın mı? Bu panço tam bir **hayat kurtarıcı**.

Honestly, that reminder text was a lifesaver—I totally forgot about my appointment.

Açıkçası, o hatırlatma mesajı tam bir **hayat kurtarıcı**ydı—randevumu tamamen unutmuştum.