"lifeboat" in Turkish
Definition
Acil durumlarda insanları kurtarmak için gemilerde bulundurulan küçük ve sağlam bot.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle denizcilikte kullanılır; şişme bot olan 'life raft' ile karıştırmayın. 'launch a lifeboat', 'get into the lifeboat' gibi ifadelerde sık kullanılır ve bazen mecazi anlamda da geçer.
Examples
We practiced getting into the lifeboat during the safety drill.
Güvenlik tatbikatında **can kurtarma botu**na binme pratiği yaptık.
The ship has enough lifeboats for everyone on board.
Gemide, gemideki herkes için yeterli sayıda **can kurtarma botu** var.
If there is an emergency, we must go to the lifeboat stations.
Acil durumda **can kurtarma botu** istasyonlarına gitmeliyiz.
The crew launched the lifeboat quickly when they saw the ship was sinking.
Mürettebat, geminin battığını görünce hemen **can kurtarma botu**nu indirdi.
Don't panic—just get to the nearest lifeboat and wait for the crew's instructions.
Panik yapma—en yakın **can kurtarma botu**na git ve mürettebatın talimatlarını bekle.
For many people, education is like a lifeboat—it gives them a chance to escape poverty.
Birçok insan için eğitim, onları yoksulluktan kurtaran bir **can kurtarma botu** gibidir.