"lessen" in Turkish
Definition
Bir şeyi daha küçük, daha zayıf veya daha az önemli hale getirmek; miktarını veya şiddetini azaltmak.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok resmi veya nötr bir sözdür; 'pain', 'risk', 'impact', 'effect' gibi kelimelerle sık kullanılır. Fiziksel sayı veya fiyat azalmalarında 'düşürmek' veya 'indirmek' daha uygundur.
Examples
I wish there was something I could do to lessen your worries.
Senin endişelerini **azaltmak** için keşke bir şey yapabilsem.
Good communication helps lessen misunderstandings between people.
İyi iletişim, insanlar arasındaki yanlış anlamaları **azaltmaya** yardımcı olur.
You can lessen your stress by taking deep breaths.
Derin nefes alarak stresinizi **azaltabilirsiniz**.
Medicine can lessen the pain.
İlaç acıyı **azaltabilir**.
We planted trees to lessen air pollution.
Hava kirliliğini **azaltmak** için ağaç diktik.
Turning off your phone at night can lessen distractions when you sleep.
Telefonu gece kapatmak, uyurken dikkatinizin dağılmasını **azaltabilir**.