"lemonade" in Turkish
Definition
Limon, su ve şekerle hazırlanan tatlı ve ferahlatıcı bir içecektir. Bazen limon aromalı gazlı içecek anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Amerika'da genellikle gazsız, limonlu içecek, İngiltere'de ise limon aromalı gazoz anlamına gelir. 'a glass of lemonade', 'make lemonade' gibi ifadelerle sıkça kullanılır.
Examples
I like to drink lemonade on hot days.
Sıcak günlerde **limonata** içmeyi severim.
She made fresh lemonade for the party.
Parti için taze **limonata** yaptı.
Can I have a glass of lemonade, please?
Bir bardak **limonata** alabilir miyim, lütfen?
That homemade lemonade really hit the spot after my run.
Koşudan sonra o ev yapımı **limonata** tam yerine geldi.
Kids set up a lemonade stand every summer in our neighborhood.
Bizim mahallede çocuklar her yaz **limonata** standı kurar.
The restaurant serves sparkling lemonade with mint leaves.
Restoran nane yapraklı köpüren **limonata** servis ediyor.