"leisurely" in Turkish
Definition
Bir işi acele etmeden, sakin ve rahat bir şekilde yapmak; genellikle keyif almak için.
Usage Notes (Turkish)
'Rahatça yürüyüş', 'ağır ağır kahvaltı' gibi olumlu, rahat aktivitelerde kullanılır; acil durumlar için uygun değildir. 'tembelce' ile karıştırmayın.
Examples
We took a leisurely walk in the park.
Parkta **rahatça** yürüdük.
She enjoyed a leisurely breakfast on Sunday.
Pazar günü **ağır ağır** kahvaltının tadını çıkardı.
The river flowed leisurely through the city.
Nehir şehirden **ağır ağır** aktı.
Let's have a leisurely afternoon and do nothing for a change.
Bugün değişiklik olarak **rahat** bir öğleden sonra geçirelim, hiçbir şey yapmayalım.
They browsed the shops at a leisurely pace, just enjoying the day.
Günü sadece keyifle geçirerek mağazaları **ağır ağır** gezdiler.
He always drives in a leisurely way when he's on vacation.
Tatildeyken arabayı her zaman **rahatça** kullanır.