"layaway" in Turkish
Definition
Bir mağazada, eşyayı tamamıyla ödeyene kadar taksitlerle ödeme yapıp, ödeme tamamlanınca ürünü alabildiğiniz hizmettir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok ABD ve Kanada'da kullanılır. 'put on layaway', ürünü rezerve ettirmek anlamındadır. Krediyle farklı olarak, tam ödeme yapmadan ürün alınamaz.
Examples
I put the bike on layaway until I can pay for it.
Bisikleti **taksitle rezerve** ettirdim, ödeyene kadar mağazada kalacak.
The store offers a layaway plan for expensive items.
Mağaza pahalı eşyalar için **layaway sistemi** sunuyor.
She used layaway to buy her new coat.
Yeni kabanını almak için **layaway sistemini** kullandı.
We couldn't afford the TV right away, so we put it on layaway.
Televizyonu hemen alamadık, bu yüzden **layaway** yaptırdık.
Does this store have layaway, or do you have to pay everything up front?
Bu mağazada **layaway** var mı, yoksa her şeyi peşin mi ödemek zorundasınız?
My mom used to put Christmas gifts on layaway months in advance.
Annem aylar önceden Noel hediyelerini **layaway** ile alırdı.