Type any word!

"juicy" in Turkish

suludedikodusu bol (ilginç, heyecanlı dedikodu/hikaye)

Definition

Çok miktarda su veya sıvı içeren (genellikle yiyecekler için); aynı zamanda ilgi çekici veya heyecanlı haber ve dedikoduları tanımlamada da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

‘Sulu’ genelde yiyeceklerde; skandal veya ilginç bir haber için ‘dedikodusu bol’ şeklinde kullanılır. İçecekler için kullanılmaz.

Examples

This orange is very juicy.

Bu portakal çok **sulu**.

I like my steak juicy.

Bifteğimin **sulu** olmasını severim.

The watermelon was big and juicy.

Karpuz büyüktü ve çok **suluydu**.

Did you hear that juicy story about our boss?

Patronumuzla ilgili o **dedikodusu bol** hikayeyi duydun mu?

That was a juicy piece of gossip!

Bu gerçekten **dedikodusu bol** bir söylentiydi!

These tomatoes are so juicy they drip when you bite them.

Bu domatesler o kadar **sulu** ki ısırınca suyu akıyor.