Type any word!

"joust" in Turkish

mızrak dövüşüsözlü mücadele

Definition

Mızrak dövüşü iki şövalyenin at üstünde mızraklarla birbirini düşürmeye çalıştığı ortaçağ sporudur. Günümüzde ise ciddi bir tartışma veya rekabeti de tanımlar.

Usage Notes (Turkish)

'Joust' sözcüğü tarihsel ve edebi bağlamda, bazen de tartışma veya rekabeti betimlemek için kullanılır ('verbal joust'). Gündelik dilde nadiren geçer ve resmî/törenli bir havası vardır.

Examples

The knights prepared to joust in the tournament.

Şövalyeler turnuvada **mızrak dövüşü** yapmaya hazırlandı.

In the Middle Ages, kings watched knights joust for sport.

Orta Çağ’da krallar, şövalyelerin **mızrak dövüşü** yaptığını izlerdi.

They learned about jousts in their history class.

Tarih dersinde **mızrak dövüşleri** hakkında bilgi edindiler.

The two politicians jousted on live TV, debating every point.

İki politikacı canlı yayında her konuda **sözlü mücadeleye** girişti.

Journalists often joust with politicians during tough interviews.

Gazeteciler zorlayıcı röportajlarda politikacılarla sıkça **sözlü mücadeleye girer**.

It was less of a friendly chat and more of a verbal joust between the two experts.

Bu, arkadaşça bir sohbetten çok, iki uzman arasında bir **sözlü mücadeleydi**.