"journey" in Turkish
Definition
Bir yerden başka bir yere gitme işi veya zaman içinde gelişen değişim ve ilerleme süreci.
Usage Notes (Turkish)
Kısa seyahatler için değil, genellikle uzun veya anlamlı yolculuklar için kullanılır. 'Uzun yolculuk', 'güvenli yolculuk', kişisel gelişim yolculukları gibi.
Examples
The journey to the village took three hours.
Köye olan **yolculuk** üç saat sürdü.
We had a long journey by train.
Trenle uzun bir **yolculuk** yaptık.
Her journey home was quiet and peaceful.
Eve dönüş **yolculuğu** sessiz ve huzurluydu.
Starting my own business has been quite a journey.
Kendi işimi kurmak tam anlamıyla bir **yolculuktu**.
We packed snacks for the journey, just in case.
Her ihtimale karşı **yolculuk** için atıştırmalıklar aldık.
Recovery is a journey, not something that happens overnight.
İyileşme bir **yolculuktur**, bir gecede olmaz.