Type any word!

"jeweler" in Turkish

kuyumcu

Definition

Yüzük, kolye, bilezik gibi takıları yapan, satan veya onaran kişi; aynı zamanda bu takıların satıldığı dükkân.

Usage Notes (Turkish)

'kuyumcu' hem kişiyi hem de dükkânı ifade edebilir. 'Kuyumcu dükkânı' ile daha belirgin anlatılır.

Examples

The jeweler fixed my broken necklace.

**Kuyumcu** kırık kolyemi tamir etti.

My sister works as a jeweler.

Kız kardeşim **kuyumcu** olarak çalışıyor.

We visited the jeweler to buy wedding rings.

Düğün yüzüğü almak için **kuyumcuya** gittik.

If you want something special, ask the jeweler to design a custom piece.

Özel bir şey istiyorsanız, **kuyumcuya** özel tasarım yaptırın.

The town’s oldest jeweler is famous for unique handmade jewelry.

Şehrin en eski **kuyumcusu**, benzersiz el yapımı takılarıyla ünlüdür.

Let’s stop by the jeweler’s—I need to get my watch battery replaced.

**Kuyumcuya** uğrayalım—saatimin pilini değiştirmem lazım.