"jaded" in Turkish
Definition
Aynı şeyi çok fazla yaşadığı için artık ilgisini ve heyecanını kaybetmiş, duygusal olarak yorulmuş hissetmek.
Usage Notes (Turkish)
'jaded' genellikle deneyimden dolayı duygusal olarak yorulmak anlamındadır; 'tired' veya 'bored' gibi fiziksel veya geçici değil, çok fazlasını yaşamaktan kaynaklı isteksizlik için kullanılır.
Examples
After so many exams, I feel jaded.
Bu kadar çok sınavdan sonra kendimi **bıkkın** hissediyorum.
He became jaded by city life and wanted to move.
Şehir hayatından **bıkkın** hale geldi ve taşınmak istedi.
She sounded jaded after a long day at work.
Yoğun bir iş gününden sonra sesi **bezgin** geliyordu.
After so many breakups, he's become jaded about love.
Bu kadar çok ayrılıktan sonra aşka karşı **bıkkın** hale geldi.
You can tell she's a bit jaded by the music industry now.
Artık müzik endüstrisinden biraz **bezgin** olduğu belli.
Even amazing food can leave you jaded if you eat it every day.
Her gün bile harika yemek yesen, sonunda **bıkkın** kalabilirsin.