"invested" in Turkish
Definition
Bir kişi, kazanç veya sonuç elde etmek için para, zaman ya da emek harcamıştır. Genelde finansal veya duygusal bağlılık için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'Para yatırmak' dışında zaman ve duygusal bağlılık için de kullanılır. 'invested in a project' gibi ifadelerde işi çok sahiplenmek anlamına gelir.
Examples
She invested her savings in a new business.
O, birikimlerini yeni bir işe **yatırım yaptı**.
They invested a lot of time in training their dog.
Onlar köpeklerini eğitmek için çok fazla zaman **harcadı**.
He felt invested in the project’s success.
O, projenin başarısına gerçekten **kendini adadı**.
After so many years, I’m really invested in this relationship.
Bunca yıldan sonra, bu ilişkiye gerçekten **kendimi adadım**.
Once he invested in stocks, he checked the market every day.
Bir kez hisse senedi **yatırımı yaptıktan** sonra, her gün piyasayı kontrol etmeye başladı.
You can tell she’s really invested in making this event a success.
Onun bu etkinliği başarılı yapmak için gerçekten **emek harcadığı** belli.