"intrusion" in Turkish
Definition
Bir yere, duruma veya birinin hayatına izinsiz olarak girme eylemi; ayrıca istenmeyen bir müdahale veya kesinti anlamına da gelebilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya yarı-resmi; 'privacy', 'personal life', 'security' ile birlikte sık kullanılır. Olumsuz anlam taşır ve istenmeyen bir durumda geçer. Sık kalıplar: 'an intrusion of privacy', 'unwanted intrusion'. 'invasion' ile karıştırmayın (daha fiziksel ve şiddetli).
Examples
The loud noise was an intrusion during our meeting.
Yüksek ses, toplantımızda bir **izinsiz giriş** oldu.
They considered the reporter’s questions an intrusion on their privacy.
Gazetecinin sorularını gizliliklerine bir **müdahale** olarak gördüler.
The alarm will sound if there is any intrusion into the building.
Binaya herhangi bir **izinsiz giriş** olursa alarm çalacak.
Sorry for the intrusion, I didn't mean to disturb you.
Rahatsızlık için **müdahale** ettiysem özür dilerim, seni rahatsız etmek istemedim.
Many people see constant ads online as an intrusion into their daily lives.
Birçok kişi çevrimiçi sürekli reklamları günlük hayatlarına bir **müdahale** olarak görüyor.
A security camera can help prevent intrusion from strangers.
Bir güvenlik kamerası yabancıların **izinsiz girişini** önleyebilir.