"intruding" بـTurkish
التعريف
Bir yere izinsiz girmek veya bir duruma karışmak; genellikle istenmeyen veya hoş karşılanmayan müdahaleyi ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genelde olumsuz bir anlam taşır; başkalarının mahremiyetine veya özel alanına müdahale etmekten bahsederken kullanılır. 'intruding on someone's privacy' kalıbı sıkça kullanılır.
أمثلة
I’m sorry for intruding on your conversation.
Sohbetinize **izinsiz girdiğim** için özür dilerim.
She kept intruding whenever we tried to speak privately.
Biz özel konuşmaya çalıştıkça o hep **rahatsız ediyordu**.
The dog keeps intruding into the neighbor’s yard.
Köpek sürekli komşunun bahçesine **izinsiz giriyor**.
Sorry, am I intruding or is now a good time to talk?
Affedersiniz, ben **rahatsız mı ediyorum** yoksa şimdi konuşmak için uygun bir zaman mı?
There’s no point in intruding on their family time.
Onların aile zamanına **izinsiz girmeye** gerek yok.
I hate the feeling of intruding when people are busy.
İnsanlar meşgulken **rahatsız ediyor** gibi hissetmekten nefret ediyorum.