Type any word!

"intrude" in Turkish

izinsiz girmekkarışmak

Definition

Davet edilmeden veya izinsiz olarak bir yere, duruma ya da konuşmaya girmek ya da rahatsızlık vermek.

Usage Notes (Turkish)

Her zaman olumsuz bir anlam taşır; başkasının alanına izinsiz müdahale etmek anlamında kullanılır. 'intrude on someone's privacy', 'intrude upon a conversation' gibi kalıplarda sıkça geçer. Nazik bir şekilde yaklaşırken 'I don't mean to intrude' denebilir.

Examples

I don't want to intrude on your private conversation.

Özel konuşmanıza **karışmak** istemiyorum.

Sorry to intrude, but there's an urgent call for you.

Rahatsız etmek istemem ama sizin için acil bir telefon var.

The neighbors' noise intrudes on our peace and quiet.

Komşuların gürültüsü huzurumuza **izinsiz giriyor**.

Work kept intruding on what was supposed to be a relaxing vacation.

Tatilim dinlendirici olmalıydı ama iş sürekli **araya girdi**.

She politely said, "I don't mean to intrude, but I couldn't help overhearing — are you looking for a plumber?"

Kibarca, 'Size **karışmak** istemem ama yanlışlıkla duydum — tesisatçı mı arıyorsunuz?' dedi.

Memories of the accident would intrude at the most unexpected moments.

Kaza anıları en beklenmedik anlarda **araya giriyordu**.