"intoxicating" in Turkish
Definition
Bir şeyi çok heyecan verici, mutlu edici veya baş döndürücü yapan; alkollü içecekler ya da çok güçlü duygular ve deneyimler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
‘Baş döndürücü’ ya da ‘sarhoş edici’ yalnızca çok yoğun ve unutulmaz duygular veya etkiler için kullanılır; hafif zevkleri tanımlamaz. Genellikle ‘baş döndürücü güzellik’ gibi ifadelerde görülür.
Examples
The smell of the flowers was intoxicating.
Çiçeklerin kokusu **baş döndürücü**ydü.
Many find her voice intoxicating.
Birçok kişi onun sesini **baş döndürücü** buluyor.
The drink was so strong it felt intoxicating.
İçki o kadar güçlüydü ki, adeta **sarhoş ediciydi**.
The freedom she felt traveling alone was absolutely intoxicating.
Yalnız seyahat ederken hissettiği özgürlük tam anlamıyla **baş döndürücü**ydü.
Something about his laughter is just so intoxicating—it makes everyone smile.
Onun kahkahasında **baş döndürücü** bir şey var—herkesi gülümsetiyor.
Standing at the top of the mountain, the view was intoxicating.
Dağın zirvesinde dururken manzara **baş döndürücü**ydü.