Type any word!

"intolerant" in Turkish

tahammülsüzintolerant (gıda/ilaç vb. için)

Definition

Başka insanların görüşlerine, inançlarına ya da davranışlarına saygı göstermeyen veya kabul etmeyen. Ayrıca bazı yiyecek ya da maddelere karşı vücudun hassasiyetini de anlatabilir.

Usage Notes (Turkish)

Çoğunlukla sosyal/kültürel bağlamda kullanılır ('intolerant of other beliefs' başkalarının inançlarına tahammülsüz anlamında). Gıda veya maddelere karşı vücudun duyarlılığında da geçer ('lactose intolerant'). 'unaccepting'den daha olumsuz bir ifade. Sıklıkla 'of' veya 'to' ile birlikte görülür.

Examples

He is intolerant of other people's ideas.

O, başkalarının fikirlerine karşı **tahammülsüz**.

Some people are intolerant to dairy products.

Bazı insanlar süt ürünlerine karşı **intolerant**.

Being intolerant can hurt friendships.

**Tahammülsüz** olmak arkadaşlıklara zarar verebilir.

He’s so intolerant—he can’t stand anyone who disagrees with him.

O kadar **tahammülsüz** ki kendisiyle hemfikir olmayan kimseye katlanamıyor.

She realized she was intolerant of gluten only after years of stomach pain.

Yıllarca süren karın ağrısından sonra, glütensiz **intolerant** olduğunu fark etti.

Try not to be intolerant—everyone has a right to their own opinion.

**Tahammülsüz** olma—herkesin kendi fikrine hakkı vardır.