"intervene" in Turkish
Definition
Bir duruma değişiklik yapmak veya yardım etmek amacıyla dahil olmak.
Usage Notes (Turkish)
'müdahale etmek' genellikle resmi veya tarafsız ortamlarda kullanılır; siyaset, çatışma veya acil durumlarda sık geçer. 'intervene in a crisis', 'intervene on someone's behalf' gibi ifadelerde kullanılır. 'interrupt' gibi birinin konuşmasını bölmek anlamına gelmez.
Examples
The government decided not to intervene in the dispute.
Hükümet, anlaşmazlığa **müdahale etmemeye** karar verdi.
If things get worse, someone will have to intervene.
Durum daha kötü olursa birinin **müdahale etmesi** gerekecek.
The teacher had to intervene when the students started fighting.
Öğrenciler kavga etmeye başlayınca öğretmenin **müdahale etmesi** gerekti.
Sometimes it's necessary to intervene to keep people safe.
Bazen insanları korumak için **müdahale etmek** gerekir.
Please don't intervene unless you are asked.
Lütfen sizden istenmedikçe **müdahale etmeyin**.
He doesn't like it when his parents intervene in his personal life.
Anne babası, onun özel hayatına **müdahale edince** hoşlanmıyor.