"intensely" in Turkish
Definition
Bir şeyi çok güçlü, yoğun veya büyük bir duyguyla yapmak. Güçlü his ya da dikkatle yapılan eylemler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle fiil ile kullanılır (örn. 'yoğun bir şekilde çalışmak'). Nesnelerin kendisi için değil, his veya faaliyetin yoğunluğunu belirtmek için kullanılır.
Examples
She looked at me intensely.
Bana **yoğun bir şekilde** baktı.
The colors in the painting are intensely bright.
Tablodaki renkler **yoğun bir şekilde** parlak.
He worked intensely all week.
O, bütün hafta **yoğun bir şekilde** çalıştı.
The movie was intensely emotional and made me cry.
Film **yoğun bir şekilde** duygusaldı ve beni ağlattı.
He listened intensely to every word she said.
O, onun her kelimesini **dikkatlice ve yoğun bir şekilde** dinledi.
People feel stress intensely before important exams.
İnsanlar önemli sınavlardan önce stresi **yoğun bir şekilde** hisseder.