"insinuate" in Turkish
Definition
Bir kişinin olumsuz veya hoş olmayan bir durumu doğrudan söylemeden dolaylı şekilde ifade etmesi.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve genellikle olumsuz bir kelimedir; biri direkt demeden eleştiri veya suçlama ima ettiğinde kullanılır. 'insinuate that...' yapısıyla sık geçer. Basit öneriler için 'suggest' kullanılır.
Examples
Are you trying to insinuate that I lied?
Yalan söylediğimi **ima etmeye** mi çalışıyorsun?
He did not insinuate anything directly.
O doğrudan hiçbir şeyi **ima etmedi**.
She didn't want to insinuate that her friend was wrong.
Arkadaşının yanlış olduğunu **ima etmek** istemedi.
Stop trying to insinuate there’s something wrong with my work.
İşimde bir sorun olduğunu **ima etmeyi** bırak.
He likes to insinuate things instead of saying them outright.
O, bir şeyi doğrudan söylemek yerine **ima etmeyi** sever.
Without naming anyone, she managed to insinuate who was responsible.
Kimseyi isim olarak söylemeden kimin sorumlu olduğunu **ima edebildi**.