"innocence" in Turkish
Definition
Birinin suçsuz olması veya ahlaken saf ve temiz kalması durumu. Çocuklardaki saflık anlamında da kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Hukuki ifadelerde 'innocence kanıtlamak' veya duygusal olarak 'çocukluk innocence' gibi kullanılır. Genellikle sayılamaz bir isimdir.
Examples
The lawyer tried to show the man's innocence.
Avukat, adamın **masumiyetini** göstermeye çalıştı.
Her face had a kind of innocence that made people trust her.
Yüzünde insanlara güven veren bir **saflık** vardı.
Children often have a sense of innocence about the world.
Çocuklar genellikle dünyaya karşı bir **masumiyet** hissine sahiptir.
He kept insisting on his innocence, even after the interview.
Röportajdan sonra bile hâlâ **masumiyetini** savunuyordu.
There was a real innocence in the way she asked that question.
O soruyu sorma şeklinde gerçek bir **saflık** vardı.
That movie captures the innocence of summer before everything changed.
O film, her şey değişmeden önceki yazın **masumiyetini** yakalıyor.