"inherit" in Turkish
Definition
Birinin ölümünden sonra para, mülk veya aileden gelen özellikleri almak.
Usage Notes (Turkish)
'inherit' terimi genellikle hukukî ve aile ortamında kullanılır ('inherit money', 'inherit blue eyes'). Hem maddi hem genetik geçişler için uygundur. 'Inheritance' (miras, isim) ile karıştırmayın. Çoğunlukla edilgen yapıda görülür.
Examples
She will inherit her grandmother's ring.
Büyükanne'sinin yüzüğünü **miras alacak**.
Did you inherit anything from your parents?
Ailenden herhangi bir şey **miras aldın** mı?
Sometimes children inherit their father's eyes.
Bazen çocuklar babalarının gözlerini **devralır**.
He didn't expect to inherit such a large fortune.
Böyle büyük bir serveti **miras alacağını** beklemiyordu.
You won't automatically inherit the house unless it's in the will.
Ev vasiyetnamede yoksa otomatik olarak **miras alamazsın**.
We all inherit some personality traits from our families.
Hepimiz ailemizden bazı kişilik özelliklerini **miras alırız**.