"infrared" in Turkish
Definition
Gözle görülemeyen, ısı olarak hissedilen ve görünür ışığın kırmızı ucunun hemen ötesinde olan bir ışık türüdür.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla sıfat olarak ('kızılötesi kamera') ya da isim olarak ('kızılötesi algılamak') kullanılır. Bilim ve teknolojide yaygındır. Görülen kırmızı ışıkla aynı değildir; çıplak gözle görülmez.
Examples
The remote control uses infrared light to work.
Uzaktan kumanda çalışmak için **kızılötesi** ışık kullanır.
Some cameras can see infrared to take pictures in the dark.
Bazı kameralar karanlıkta fotoğraf çekebilmek için **kızılötesi** görebilir.
Snakes can detect infrared heat from their prey.
Yılanlar avlarından gelen **kızılötesi** ısıyı algılayabilir.
Our new security system has infrared sensors, so it works day and night.
Yeni güvenlik sistemimizde **kızılötesi** sensörler var, bu yüzden 24 saat çalışıyor.
I couldn’t see anything, but the infrared camera picked up a clear image.
Hiçbir şey göremedim ama **kızılötesi** kamera net bir görüntü aldı.
You’ll need an infrared thermometer to measure that surface’s temperature accurately.
O yüzeyin sıcaklığını doğru ölçmek için bir **kızılötesi** termometreye ihtiyacınız olacak.