"inflamed" in Turkish
Definition
Bir vücut bölgesi iltihaplandığında kırmızı, şiş, sıcak ve genellikle ağrılı olur; genellikle enfeksiyon veya yaralanmadan kaynaklanır. Aynı zamanda duyguların veya ortamın aşırı kızıştığını belirtmek için de kullanılabilir.
Usage Notes (Turkish)
Daha çok tıbbi veya bilimsel konuşmalarda ('inflamed throat' gibi) kullanılır. Duygular için mecazi anlamı günlük konuşmada pek yaygın değildir.
Examples
Her throat is inflamed and sore.
Onun boğazı **iltihaplı** ve ağrılı.
The doctor said my eye looks inflamed.
Doktor, gözümün **iltihaplı** göründüğünü söyledi.
The skin around the cut became inflamed.
Kesik etrafındaki deri **iltihaplı** hale geldi.
My ankle is really inflamed after I twisted it yesterday.
Dün burktuktan sonra bileğim gerçekten **iltihaplandı**.
The debate became inflamed when politics came up.
Siyaset konusu açılınca tartışma daha da **kızıştı**.
His comments only made the situation more inflamed.
Onun yorumları durumu daha da **kızıştırdı**.