"infiltrated" in Turkish
Definition
Bir yere, gruba veya ortama gizlice ve amaçlı olarak girmek veya sızmak; genellikle bilgi toplamak ya da gizli bir görev amacıyla yapılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle askeri, casusluk veya resmi ortamlarda kullanılır. 'Örgüte sızmak', 'düşman hatlarına sızmak' gibi ifadelerde gizlilik ve belli bir amaç ön plandadır.
Examples
The spy infiltrated the enemy camp at night.
Casus gece düşman kampına **sızdı**.
Water slowly infiltrated the basement after the storm.
Fırtınadan sonra su yavaşça bodruma **sızdı**.
They infiltrated the company to find out its secrets.
Onlar, sırlarını öğrenmek için şirkete **sızdı**.
Rumors spread that hackers had infiltrated the database.
Hackerların veritabanına **sızdığı** söylentileri yayıldı.
Some activists infiltrated the event to protest from within.
Bazı aktivistler içeriden protesto etmek için etkinliğe **sızdı**.
The organization was shocked to learn a competitor had infiltrated its ranks.
Bir rakibin kendi saflarına **sızdığını** öğrenen organizasyon şok oldu.