"infecting" in Turkish
Definition
Bir hastalık veya virüsün birine, hayvana ya da bitkiye bulaşmasını ve yayılmasını sağlama durumudur.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'with' ile kullanılır (ör: 'infecting someone with a virus'). Daha çok tıbbi ve bilimsel alanlarda geçer. 'affect' (etkilemek) ile karıştırmayın. Bazen mecazi anlamda da kullanılır ('infecting with enthusiasm').
Examples
The virus is infecting many people in the city.
Virüs şehirde birçok kişiyi **enfekte ediyor**.
Doctors are worried about mosquitoes infecting people with malaria.
Doktorlar, sivrisineklerin insanlara sıtma **bulaştırmasından** endişeli.
Touching dirty surfaces can lead to infecting yourself.
Kirli yüzeylere dokunmak, kendinizi **enfekte etmenize** yol açabilir.
She was accused of infecting others by not staying home while sick.
Hastalığı varken evde kalmayıp başkalarını **enfekte etmekle** suçlandı.
The computer virus is infecting files every time you open an email attachment.
Bilgisayar virüsü, her e-posta eki açıldığında dosyaları **enfekte ediyor**.
Laughter is contagious—he has a way of infecting the whole room with his good mood.
Kahkaha bulaşıcıdır—iyi enerjisiyle tüm odayı **enfekte edebiliyor**.