"indifferent" in Turkish
Definition
Bir şeye ilgi göstermemek veya duygusuz kalmak, umurunda olmamak.
Usage Notes (Turkish)
Çoğunlukla ilgi veya duygusunu göstermeyen kişiler için kullanılır. 'remain indifferent' (ilgisiz kalmak), 'indifferent attitude' (ilgisiz tavır) gibi ifadelerde geçer. 'different' (farklı) ile karıştırmayın.
Examples
She looked indifferent when she heard the news.
Haberi duyduğunda **ilgisiz** görünüyordu.
He is indifferent to other people's problems.
Başkalarının problemlerine karşı **ilgisiz**.
The teacher was indifferent about who sat where in class.
Öğretmen, sınıfta kimin nereye oturduğu konusunda **ilgisizdi**.
He acted completely indifferent even though the decision affected him.
Karar onu etkilediği halde tamamen **ilgisiz** davrandı.
It's hard to stay indifferent when you see someone in trouble.
Birini zor durumda gördüğünde **ilgisiz** kalmak zordur.
She remained surprisingly indifferent through all the drama.
Tüm drama boyunca şaşırtıcı derecede **ilgisiz** kaldı.