"incubator" en Turkish
Definición
Yumurta, prematüre bebek veya yeni fikirlerin gelişmesi için uygun ortam sağlayan makine veya kuruluş.
Notas de Uso (Turkish)
"İnkübatör" hem tıbbi hem iş dünyasında kullanılır; "business incubator" sabit ifadedir. "İnkübasyon dönemi" ile karıştırmayın.
Ejemplos
The eggs are kept warm in an incubator until they hatch.
Yumurtalar çıkana kadar **kuluçka makinesi**nde sıcak tutulur.
The premature baby was placed in an incubator for care.
Prematüre bebek bakım için **inkübatöre** yerleştirildi.
Our city has a new business incubator to help startups grow.
Şehrimizde girişimlerin büyümesine yardımcı olan yeni bir iş **inkübatörü** açıldı.
After hatching, the chicks moved out of the incubator into a larger pen.
Civcivler yumurtadan çıktıktan sonra **kuluçka makinesi**nden daha büyük bir kümese alındı.
She got her big break after her company joined a tech incubator.
Şirketi bir teknoloji **inkübatörüne** katıldıktan sonra büyük bir çıkış yaptı.
The startup spent six months in an incubator before finding investors.
Startup, yatırımcı bulmadan önce altı ay **inkübatörde** kaldı.