"inbound" in Turkish
Definition
Bir yere veya kuruluşa doğru gelen, varan kişiler, ürünler, mesajlar ya da trafik için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle iş, lojistik, ulaşım veya iletişimde kullanılır ('inbound çağrılar', 'inbound uçuşlar'). Bir merkeze yönelen hareketi belirtir ve günlük konuşmada sık kullanılmaz.
Examples
The airport is busy with inbound flights from all over the world.
Havalimanı, dünyanın dört bir yanından gelen **gelen** uçuşlarla meşgul.
We handle all inbound calls at the customer service desk.
Müşteri hizmetleri masasında tüm **gelen** çağrılarla ilgileniyoruz.
This lane is for inbound traffic only.
Bu şerit yalnızca **gelen** trafik içindir.
Did you see the huge storm delay all the inbound planes last night?
Dün geceki büyük fırtına tüm **gelen** uçakları geciktirdi, gördün mü?
All our inbound shipments are checked for quality before we stock them.
Tüm **gelen** gönderilerimiz stoğa alınmadan önce kalite kontrolden geçer.
I'm part of the inbound marketing team—our job is to attract new customers to the company.
Ben **gelen** pazarlama ekibindeyim—işimiz şirketimize yeni müşteriler çekmek.