"impediment" in Turkish
Definition
İlerlemeyi veya hareketi zorlaştıran şey, yani bir engel ya da mania. Fiziksel veya konuşmayla ilgili bir zorluk da olabilir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle resmi veya yarı-resmi bağlamlarda (hukuki, tıbbi, akademik) kullanılır. 'speech impediment', 'legal impediment' gibi kalıplarla sık geçer. Daha genel ve gayriresmi olan 'obstacle' ile karıştırmayın.
Examples
He overcame a serious impediment to finish the race.
O ciddi bir **engel**i aşarak yarışı tamamladı.
A speech impediment can make communication difficult.
Konuşma **engeli** iletişimi zorlaştırabilir.
Lack of money is an impediment to education for some families.
Para aileler için para eksikliği eğitime büyük bir **engel**dir.
There are legal impediments to buying property in that country.
O ülkede mülk almak için yasal **engel**ler var.
His optimism was an impediment to seeing the real problems at work.
Onun iyimserliği işteki gerçek sorunları görmesinin önünde bir **engel**di.
Don't let a small impediment stop you from trying new things.
Küçük bir **engel** seni yeni şeyler denemekten alıkoymasın.