"impatient" in Turkish
Definition
Beklemekten veya bir şeyin yavaş ilerlemesinden dolayı huzursuzluk veya sinirlilik gösterme durumudur.
Usage Notes (Turkish)
Negatif bir özelliktir, 'sabırsız biri' ya da 'bir şeye karşı sabırsız' olarak kullanılır. 'frustrated' veya 'angry' kadar güçlü değildir.
Examples
The children grew impatient while waiting for dinner.
Çocuklar akşam yemeğini beklerken **sabırsız** oldular.
He is always impatient in traffic jams.
O trafikte her zaman **sabırsızdır**.
Please be patient and not impatient.
Lütfen sabırlı olun, **sabırsız** olmayın.
She gets impatient when people talk slowly.
İnsanlar yavaş konuşunca **sabırsız**laşıyor.
I’m getting impatient waiting for the results.
Sonuçları beklerken **sabırsız**lanıyorum.
Don’t be so impatient—good things take time.
Bu kadar **sabırsız** olma—iyi şeyler zaman alır.