¡Escribe cualquier palabra!

"impatience" en Turkish

sabırsızlık

Definición

Bir şeyi sakinlikle bekleyememe ya da işler uzadığında kolayca sinirlenme hali.

Notas de Uso (Turkish)

Kişiyi değil, duyguyu anlatır. Daha çok 'sabırsızlık göstermek' veya 'sabırsızlığını gizlemek' gibi ifadelerde kullanılır.

Ejemplos

Her impatience was clear as she tapped her foot.

Ayağını sallarken **sabırsızlığı** açıkça belliydi.

He showed impatience when the meeting started late.

Toplantı geç başlayınca **sabırsızlık** gösterdi.

Children often have impatience during long trips.

Çocuklar uzun yolculuklarda sık sık **sabırsızlık** yaşar.

You could sense her impatience just by looking at her face.

Yüzüne bakınca **sabırsızlığı** hemen anlaşılıyordu.

His impatience made everyone more nervous.

Onun **sabırsızlığı** herkesi daha da gergin yaptı.

Waiting in long lines always tests my impatience.

Uzun kuyruklarda beklemek her zaman benim **sabırsızlığımı** sınar.