"impaired" in Turkish
Definition
Bir şeyin normal işlevinin veya yeteneğinin bozulduğu veya tam olarak çalışmadığı durumdur. Genellikle fiziksel veya zihinsel yetiler için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
'impaired' tıbbi, yasal ve resmi ortamlarda sıklıkla kullanılır. 'hearing impaired', 'visually impaired', 'cognitively impaired' gibi ifadelerde yer alır. 'Disabled' kelimesine göre daha nötr veya kibar olabilir.
Examples
Her vision is impaired after the accident.
Kaza sonrası onun görme yetisi **bozulmuş** durumda.
He uses a wheelchair because his legs are impaired.
Bacakları **bozulmuş** olduğu için tekerlekli sandalye kullanıyor.
People who are impaired may need special assistance.
**Bozulmuş** kişilerin özel yardıma ihtiyacı olabilir.
The doctor said my hearing is slightly impaired.
Doktor, işitme yetimin biraz **bozulmuş** olduğunu söyledi.
He got arrested for driving while impaired.
**Bozulmuş** durumda araç kullandığı için gözaltına alındı.
My judgment was impaired by lack of sleep.
Uykusuzluk yüzünden muhakemem **bozulmuştu**.