"immigration" in Turkish
Definition
Bir kişinin başka bir ülkede kalıcı olarak yaşamaya başlaması süreci ya da ülkeye girişleri kontrol eden resmi birim.
Usage Notes (Turkish)
'Immigration' ülkeye giriş; 'emigration' çıkış. Havalimanında 'go through immigration' pasaport kontrolünden geçmek demek. 'immigration policy', 'immigration reform', 'illegal immigration' gibi kalıplarla sıkça kullanılır.
Examples
Immigration has shaped the culture of many countries.
**Göç** birçok ülkenin kültürünü şekillendirdi.
We had to wait in line at immigration for over an hour.
**Göçmenlik** kontrolünde bir saatten fazla sıra beklemek zorunda kaldık.
The country tightened its immigration laws last year.
Ülke geçen yıl **göçmenlik** yasalarını sıkılaştırdı.
My grandparents' immigration story is one of courage and sacrifice.
Büyükanne ve büyükbabamın **göç** hikayesi cesaret ve fedakarlıkla doludur.
Immigration reform remains one of the most divisive political topics in the country.
**Göçmenlik** reformu ülkedeki en tartışmalı siyasi konulardan biri olmaya devam ediyor.
She works as an immigration lawyer, helping refugees navigate the legal system.
O, **göçmenlik** avukatı olarak mültecilerin hukuki işlemlerinde yardımcı oluyor.