"illicit" in Turkish
Definition
Yasa veya kurallara göre izin verilmeyen; özellikle yasak veya yasa dışı olan şey.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve hukuki bağlamlarda kullanılır. 'illicit drugs', 'illicit affair', 'illicit trade' gibi ifadeler yaygındır. 'elicit' ile karıştırmayın.
Examples
The police found illicit drugs in the car.
Polis, arabada **yasa dışı** uyuşturucu buldu.
He made money from illicit trade.
O, **yasa dışı** ticaretten para kazandı.
Their relationship was illicit because he was married.
İlişkileri, adam evli olduğu için **yasak**tı.
The government is cracking down on illicit online activities.
Hükümet, **yasa dışı** çevrim içi faaliyetlere karşı önlem alıyor.
She avoided talking about her illicit past.
Geçmişindeki **yasadışı** konuları anlatmaktan kaçındı.
Rumors spread quickly about the politician's illicit affair.
Siyasetçinin **yasak** ilişkisi hakkında söylentiler hızla yayıldı.