"illegitimate" in Turkish
Definition
Kanunen ya da kurallara göre geçerli olmayan, veya evli olmayan anne babadan doğan kişi için kullanılır.
Usage Notes (Turkish)
Resmi ve eski bir kelimedir; insan için kullanıldığında aşağılayıcı olabilir, işlemler ya da belgelerde yaygın olarak geçer.
Examples
The king did not accept his illegitimate son as an heir.
Kral, **gayri meşru** oğlunu varis olarak kabul etmedi.
That company was shut down because it used illegitimate business practices.
O şirket, **gayri meşru** iş uygulamaları yüzünden kapatıldı.
Forging a signature on a document makes it illegitimate.
Bir belgede imza sahteciliği, onu **gayri meşru** yapar.
Some people believe the election results are illegitimate.
Bazı insanlar seçim sonuçlarının **gayri meşru** olduğuna inanıyor.
Calling a child illegitimate is considered outdated and offensive nowadays.
Bir çocuğa **gayri meşru** demek günümüzde eski moda ve incitici kabul ediliyor.
He got into trouble because he made some illegitimate deals on the side.
Bazı **gayri meşru** işler yaptığı için başı belaya girdi.