"idle" in Turkish
Definition
Kullanılmayan, çalışmayan ya da faaliyette olmayan kişi veya makineleri tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
İnsanlar için biraz resmidir; makineler, bilgisayarlar için sıkça kullanılır. İnsanlara yönelik kullanıldığında tembellik ima edebilir. "idle time", "idle chatter" gibi ifadelerde geçer. 'idol' (put) ile karıştırmayın.
Examples
The factory was idle during the holiday.
Tatil sırasında fabrika **boşta** kaldı.
He sat idle all afternoon.
Bütün öğleden sonra **aylak** oturdu.
The car engine was idle, but the radio was on.
Arabanın motoru **boşta**ydı ama radyo açıktı.
Don't let your mind go idle—keep learning!
Zihnini **boşta** bırakma—öğrenmeye devam et!
I have some idle time before my next meeting.
Bir sonraki toplantıdan önce biraz **boşta** zamanım var.
There was a lot of idle chatter in the office today.
Bugün ofiste çok fazla **boş** sohbet vardı.