Tapez n'importe quel mot !

"hut" in Turkish

kulübe

Definition

Kulübe, genellikle ahşap, çamur veya saman gibi basit malzemelerden yapılmış çok küçük ve sade bir yapıdır. Özellikle kırsal veya uzak bölgelerde barınak veya yaşam yeri olarak kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

‘Kulübe’ genellikle en basit ve mütevazı yapılar için kullanılır; ‘dağ kulübesi’, ‘sahil kulübesi’ gibi kalıplarla da sıkça geçer. ‘Kulübe’ ifadesi bazen fakirliği ima edebilir.

Examples

They built a small hut near the river.

Nehir kenarına küçük bir **kulübe** yaptılar.

The old man lives in a hut in the forest.

Yaşlı adam ormanda bir **kulübede** yaşıyor.

We saw a wooden hut on the hill.

Tepede ahşap bir **kulübe** gördük.

There was a tiny beach hut selling cold drinks.

Orada soğuk içecek satan küçük bir plaj **kulübesi** vardı.

We took shelter in a mountain hut until the rain stopped.

Yağmur durana kadar bir dağ **kulübesinde** sığındık.

It was just a rough hut, but it felt cozy after the long walk.

Sadece basit bir **kulübe**ydi ama uzun yürüyüşün ardından çok rahat hissettirdi.