"hopeless" in Turkish
Definition
Başarının ya da iyileşmenin mümkün olmadığı durumlar için kullanılır; bir konuda çok kötü olan kişileri de tarif edebilir.
Usage Notes (Turkish)
‘a hopeless case’ çok zor ya da imkânsız bir durum için kullanılır. ‘hopeless at math’ bir konuda çok başarısız olmayı belirtir. Duruma göre ciddi ya da esprili bir tonda olabilir.
Examples
The doctor said his condition was hopeless.
Doktor, onun durumunun **umutsuz** olduğunu söyledi.
I am hopeless at drawing.
Ben resim çizmede **beceriksizim**.
They felt hopeless after the bad news.
Kötü haberden sonra kendilerini **umutsuz** hissettiler.
This old phone is hopeless — it freezes every five minutes.
Bu eski telefon **umutsuz** — her beş dakikada bir donuyor.
We're hopelessly lost, aren't we?
Biz **tamamen** kaybolduk, değil mi?
He's hopeless when it comes to remembering birthdays.
O, doğum günlerini hatırlama konusunda **berbat**.