Herhangi bir kelime yazın!

"hector" in Turkish

azarlamakgözdağı vermek

Definition

Birini kontrol etmek veya gözdağı vermek amacıyla yüksek sesle, kaba şekilde konuşmak. Genellikle tekrar tekrar yapılır.

Usage Notes (Turkish)

Resmi ve günlük dilde az kullanılır, genellikle yazılı metinlerde geçer. 'hector someone into...' ile kullanıldığında, birini bir şeyi yapmaya zorlamak anlamı taşır.

Examples

The coach did not hector the players after the loss.

Antrenör, mağlubiyetten sonra oyuncuları **azarlamadı**.

She tried to hector her brother into cleaning the room.

Kardeşine odayı toplatmak için **azarlamaya** çalıştı.

Stop hectoring me—I already said yes.

Beni **azarlamayı** bırak—zaten evet dedim.

He kept hectoring the staff about tiny mistakes until everyone went quiet.

Küçük hatalar için personele sürekli **azarladı**, herkes sessizleşti.

The article accused the host of hectoring guests instead of listening to them.

Makalede sunucunun misafirleri dinlemek yerine **azarladığı** iddia edildi.

You can't hector people into agreeing with you; that just pushes them away.

İnsanları **azarlayarak** seni onaylamalarını sağlayamazsın; bu, onları uzaklaştırır.