"heavily" in Turkish
Definition
Bir şeyin çok yoğun, güçlü ya da fazla bir şekilde gerçekleştiğini ifade eder. Genellikle eylem, etki ya da durumun şiddetini anlatır.
Usage Notes (Turkish)
'heavily' ifadeleri 'rain heavily', 'breathe heavily', 'rely heavily on', 'be heavily influenced by' gibi kalıplarda sıkça geçer. 'a lot' ifadesinden daha doğaldır. Her durumda 'hard' ya da 'strongly' yerine kullanılmaz, uygun kalıpları seçmek gerekir.
Examples
It is raining heavily today.
Bugün **ağır şekilde** yağmur yağıyor.
After the race, he was breathing heavily.
Yarıştan sonra o, **yoğun şekilde** nefes alıyordu.
This country relies heavily on tourism.
Bu ülke turizme **fazlasıyla** bağımlıdır.
She was heavily influenced by her older sister.
O, ablasının etkisinde **fazlasıyla** kalmıştı.
The company invests heavily in new technology.
Şirket yeni teknolojiye **yoğun şekilde** yatırım yapıyor.
He was fined heavily for breaking the rules.
Kuralları çiğnediği için ona **ağır şekilde** ceza verildi.