"heather" in Turkish
Definition
Funda, küçük pembe, mor veya beyaz çiçeklere sahip vahşi bir bitkidir ve genellikle açık, kayalık, rüzgarlı bölgelerde yetişir.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle bitkinin adı olarak, çoğul değil tekil biçiminde kullanılır. Özellikle Birleşik Krallık ve İskoçya peyzajını anlatırken sıkça geçer. Kadın adıyla karıştırmayın.
Examples
The field was full of purple heather.
Tarlada mor **fundalık** doluydu.
We saw heather on the hill.
Tepede **fundalık** gördük.
Small bees moved around the heather.
Küçük arılar **fundalık** etrafında uçuşuyordu.
By late summer, the hills turn bright with heather.
Yaz sonuna doğru tepeler **fundalık** ile parlaklaşır.
That photo with the mist and the heather looks straight out of Scotland.
O sis ve **fundalık** ile çekilen o fotoğraf, tam İskoçya'dan fırlamış gibi.
I didn't expect the path to smell so sweet with all that heather around.
Etrafta bu kadar çok **fundalık** olunca yolun bu kadar güzel kokmasını beklememiştim.