"heartless" in Turkish
Definition
Hiç kimseye karşı merhamet, sempati ya da şefkat göstermeyen kişiyi tanımlar.
Usage Notes (Turkish)
'heartless' ağır şekilde olumsuz ve biraz resmidir. Empati göstermeyen insanları veya davranışları eleştirirken kullanılır: 'heartless boss', 'heartless remark'. 'cruel'dan ziyade duygu eksikliği vurgulanır.
Examples
The heartless man ignored the crying child.
O **vicdansız** adam ağlayan çocuğu görmezden geldi.
It was heartless to refuse help to the old woman.
Yaşlı kadına yardım etmeyi reddetmek gerçekten **vicdansız**caydı.
The story has a heartless villain.
Hikayede bir **vicdansız** kötü adam var.
My boss can be really heartless when it comes to deadlines.
Patronum, son teslim tarihleri konusunda gerçekten **vicdansız** olabiliyor.
She made a heartless joke about his failure.
Onun başarısızlığıyla ilgili **vicdansızca** bir şaka yaptı.
Don’t be so heartless—just call him back!
Bu kadar **vicdansız** olma—onu geri ara!