Type any word!

"harbour" in Turkish

limansığınak (mecazi)

Definition

Liman, deniz veya nehir kenarında gemilerin güvenli şekilde kalabildiği veya yük indirip bindirebildiği korunaklı alanlardır. Aynı zamanda güvenli yer ya da bir duyguyu veya düşünceyi gizlice barındırmak anlamında da kullanılır.

Usage Notes (Turkish)

‘Harbour’ İngiliz İngilizcesi; Amerikan İngilizcesi'nde 'harbor' olarak yazılır. Deniz taşımacılığında yaygındır. Fiil olduğunda (to harbour), bir duyguyu veya birini gizlice barındırmak anlamındadır. Sık kullanılan: 'busy harbour', 'to harbour doubts'.

Examples

The ship entered the harbour safely.

Gemi güvenli şekilde **limana** girdi.

Many fishing boats stay in the harbour during storms.

Birçok balıkçı teknesi fırtınalarda **limanda** kalır.

Sydney has a famous harbour.

Sidney'in ünlü bir **limanı** var.

He still harbours resentment toward his old boss.

Hala eski patronuna karşı **kırgınlık besliyor**.

At night, the small town's harbour looks beautiful with all the lights reflected on the water.

Geceleri, küçük kasabanın **limanı** tüm o ışıkların suya yansımasıyla harika görünür.

She tried not to harbour any negative thoughts before the interview.

Görüşmeden önce olumsuz düşünce **barındırmamaya** çalıştı.