"handsomest" in Turkish
Definition
Bir erkeğin en yakışıklı ve en çekici olduğunu belirtir.
Usage Notes (Turkish)
Erkekler için kullanılır, genellikle 'the en yakışıklı adam' gibi kalıplarda geçer.
Examples
He is the handsomest boy in the class.
O sınıftaki **en yakışıklı** çocuk.
Tom wants to look his handsomest for the party tonight.
Tom bu geceki partide **en yakışıklı** görünmek istiyor.
That actor is the handsomest on television.
O aktör televizyondaki **en yakışıklı** kişi.
Even in old photos, Grandpa was the handsomest guy around.
Eski fotoğraflarda bile dedem etraftaki **en yakışıklı** adamdı.
You don't have to be the handsomest to be confident.
**En yakışıklı** olmak zorunda değilsin; kendine güvenebilirsin.
He walked in, looking his handsomest yet, and everyone noticed.
Odaya girdi, şimdiye kadar **en yakışıklı** haliyle ve herkes fark etti.