"gusto" in Turkish
Definition
Bir işi büyük bir keyif, enerji ya da hevesle yapmak.
Usage Notes (Turkish)
Genellikle 'with gusto' ifadesiyle kullanılır; 'enthusiasm'dan daha resmi veya edebîdir. 'gust' (ani rüzgar) ile karıştırmayın. Sık kullanılanlar: 'sing with gusto', 'eat with gusto'.
Examples
He ate his dinner with gusto.
Yemeğini büyük bir **şevk** ile yedi.
The children played outside with gusto.
Çocuklar dışarıda büyük bir **şevk** ile oynuyordu.
She sings every song with gusto.
Her şarkıyı büyük bir **şevk** ile söylüyor.
He tackled the new project with real gusto.
Yeni projeye gerçek bir **şevk** ile başladı.
Whenever she tells a story, she does it with so much gusto that everyone listens.
O hikaye anlattığında öyle bir **şevk** ile yapıyor ki, herkes dinliyor.
Let’s get this cleaning done with a bit of gusto!
Haydi bu temizliği biraz **şevk** ile bitirelim!